İnsan zekanın karşısında hürmetle eğilir ama, tatlı muamele ve şefkat önünde diz çöker.
Ayın Şiiri
Ayın şiirini nasıl buldunuz?
Sizin Köşeniz'den
- H-H-H- 1
hallerimdeki hallerin halsizliğinin halsizlik hali haberdarmısın hallerimdeki hallerin halsizliğinden hani habersizsen hallerimin hallerinin halsizlik halinden hayret hakikaten hayret hasreti hayatım hastayım hasretinden hasret hastalığıyla hastalanıp harabeleşesice halden habersiz Ahmet kölecioğlu 29-05 2014 - EĞLENCELER BİZİ BOZAR
Üniversite sınavlarına girmek için form dağıtmışlardı, Hamit yırtıp attı. Kazansak da okuyamayacağımız bir sınava girmek hiç akıllıca değil, boşa para, emek harcamak. Bir an önce askere gidip, geleceksin sonra başının çaresine bakacaksın. O sırada yakın arkadaşı gelip, Halk eğitimde daktilo kursu açılacakmış iki, üç ay sürüyormuş.. Gel daktilo kursuna yazılalım. Askerlikte her yerde lazım olur. Hamit hemen sorar kızlar var mı? Onlar varsa ben yokum. Kızlarla anlaşamam bilirsin. Biri bana laf çakar biz cevapsız durmayız gerek yok sonra adımız deliye çıkıyor. Doğruları söylemek delilik olmuş.. Kızlar var ama hepsi tanıdık, Yok sayılır, birde lisede kalmana sebep olan kız var? Kızla ne alakası var, öğretmenin hadsizliğiydi. Sonra anlaşıldı ama olan bizim bir yıla oldu.. O kız yine olur olmadık hareketler yapar. Yetim diye bir şey demiyoruz. Oda şımarıyor. Uzak olsun. Arkadaşı sana doğruları söyleyeyim. Kızlarda senin gelmeni istiyor. Ben konuştum, Hem bir iki kişi eksik olun... - PARAYA DOYMAZ
Silah şirketleri barış istemez, İlaç şirketleri sağlığı sevmez, Adaleti-huzuru avukatlar istemez, Pazarlar, marketler indirim sevmez, Zalimlere kanunlar, nedense işlemez, İnsanlıktan çıkmışlar, paraya doymaz. - ZAYIFLIĞI VAR
Helallerin bereketinde, Haramların bolluğunda, Hastalıkların çokluğunda, Kuraklığın, yaygınlığında, Kulluğumuzun gevşekliğinde, İman, edep, cesaret zayıflığı var. - Gördüm Rüyada Bir Gonca...
gördüğüm rüyada bir gonca gülü gördüm yaklaştım sohbet eyledim öyle güzel öyle tatlı söylüyordu ki mest oldum kendimden geçtim dinlerken çünkü sendeki sen bana anlatıyordu benden beni alıp dinletiyordu bilmiyordu ki ayrılığın beni inletiyordu görmüş bülbül ahvali halimizi geldi yaklaştı dinledi dediklerimizi zaten dalgındı ve de üzgün sonra fark ettim gözünden damla damla döktüklerini o belki bir rüyaydı amma ahvali halin o bülbül gibi kölecioğlu dünyada hayatın ta kendisinde yaşamın tam ortasında değilsin kölecioğlu değilsin rüyada Ahmet kölecioğlu 1988 - Can dayanmıyor
Gör artık allahım Gör ne olursun Gazzede çocuklar öldürülüyor Minahta çocuklar katlediliyor Bu vahşete dünya ses çıkarmıyor Gör artık allahım Gör ne olursun Bu Yaşananlara can dayanmıyor. Duy artık allahım Duy ne olursun Yürekleri yakan haykırışları Yardım et diyen yakarışları Yürek yakan anaların çığlıkları Duy artık allahım Duy ne olursun Bu Yaşananlara, can dayanmıyor. Vur artık allahım Vur ne olursun Azdı bu zalimler kana doymuyor Eli kanlı katiller durmak bilmiyor Kendinden olmayanı yakıp yıkıyor Vur artık allahım Vur ne olursun Bu Yaşananlara can dayanmıyor. Vur artık allahım Vur ne olursun Kır zalimin kanadını kolunu Yerle bir et ebu cehilin soyunu Aklını kaçırsın şaşırsın yolunu Vur artık allahım Vur ne olursun Bu yaşananlara can dayanmıyor Zalimlerin zulmü bitmek bilmiyor Minahta ağıtlar yükseliyor Gözlerden yaş diye kan dökülüyor Bu Yaşananlara can dayanmıyor Zalimlerin zulmü bitmek bilmiyor Gazzede ağıtlar yükseliyor Gözlerden yaş diye... - Yoruldum
Buralara artık sığamıyorum Daralıyorum nefes alamıyorum Sıkıldım ne olur camları açın Sıkıldım, yoruldum, boğuluyorum Bu ne acımasız bir dünya böyle Üstümdeki yükleri atamıyorum Yaşamaktan uzak çok uzak kaldım Hayattan bir tad alamıyorum Yaralıyım derinden kanıyorum Kimseye bunu anlatamıyorum Hastayım dermansızım ölüyorum Acılar içinde kıvranıyorum Yaralıyım derinden kanıyorum Kimseye bunu anlatamıyorum Hastayım dermansızım ölüyorum Acılar içinde kıvranıyorum Sevdiklerim duymuyor feryadımı Duysalarda sanki umurlarındamı Ne yapsam ne etsem yaranamıyorum Bıktım artık yeter dayanamıyorum Canım dişimde hergün yaşıyorum Hayatta kalmak için savaşıyorum Halsizim, çok fenayım çaresizim Bir dala tutunmak için uğraşıyorum Hayal kırıklığına uğradım ben Pişmanlıklarım hep sevdiklerimden Kırgınım, kızgınım, küskünüm herkese Darbeler yedim hep dost bildiklerimden Yaralıyım derinden kanıyorum Kimseye bunu anlatamıyorum Hastayım dermansızım ölüyorum Acıla... - İrtibak
Çekilmiş bendim benden gerisin geri Saracak ruhumu, üfleyen İlâhi Nefs-i bela tattı ise şefkat tokadını Koparmak gerek artık, özden hevasını. Çekti çokça zülum narem, gönül telaşesinden Hâla vardır hânemde, kasr-ı boş bekleyişler Kahr-ı bela sabır taşar, ömrü muhayyeleden Bu cüretten idir; battı candan iğneler. Sanma kendin bilirsin, vardı akla hakikat Sanmaz idiğim şeyler, delil gibidir idrak... Bilmez idiğim haller, karşımda duruverir Bu bahtım nere çıkar? Yalnızca Tanrı bilir. İsteğim, beni aşan telaşsız Rahmetidir Vereceği rahmeti, yalnızca Veren Bilir Ben artık bilmez iyim, esası sorgulamam Varsa teslimiyetim, budur asıl ilticam. - NEWROZ (NEVRUZ) BAYRAMI...
Newroz veya Nevruz olarak belinen binlerce yıllık geçmişe sahip olan ve geniş bir coğrafyada kutlanan köklü bir bayramdır. Baharın gelişiyle birlikte doğanın yeniden uyanışını simgeleyen Newroz, aynı zamanda toplumsal birlik, dayanışma ve kültürel sürekliliğin önemli bir göstergesidir. Bu çalışmada Newroz (Nevruz'un) tarihsel kökenleri, kültürel anlamı ve günümüzdeki toplumsal işlevi ele alınmakta; ayrıca modernleşme sürecinin bayram algısı üzerindeki etkileri değerlendirilmektedir. 1. Giriş Bayramlar, toplumların ortak değerlerini yaşatan ve kuşaktan kuşağa aktaran önemli kültürel unsurlardır. Bu bağlamda Newroz (Nevruz) Bayramı, yalnızca mevsimsel bir dönüşümü ifade etmekle kalmayıp aynı zamanda toplumsal hafızayı canlı tutan güçlü bir sembol niteliği taşımaktadır. Günümüzde hem Newroz (Nevruz)hem de Ramazan Bayramı gibi önemli günlerin bir arada kutlanması, toplumsal birlik açısından anlamlı bir fırsat sunmaktadır. Ancak modern yaşamın getirdiği bireyselleşme, b... - Ne Bulsun
Bir nasipsizlik âleminde imiş, dermân ne bulsun? Zât-ı Pâk'tan ırak düşmüş, fermân ne bulsun? Bir deli niyet imiş bu sır, gönülden kopan, Bu dar kafeste çırpınan ruh, meydân ne bulsun? Bir nazar kâfi imiş çözmeye gönlün sırrını, Sabahtan akşama çözülende, huzur ne bulsun? O Muhterem açtı gönül kapılarını bir demde, Öz-ü hakikat görülmüş yerde, hicrân ne bulsun? Görmenin özü değildir görünen o gözde, İkisi iki çeşme olmazsa, huzur ne bulsun? Zikrullah'ın sırrı değildir, söylenmek kuru dilde, Cezbeye ermeyen gönül, irfân ne bulsun? Hazandır her dem Mem'e bu firkat ikliminde şimdi, Haktan gelen fermân olmazsa, vuslat ne bulsun? - Şifadır.
Bir ışık gibi düştün içime Adın kalbime doğan bir Nur Gökyüzü sustu sen bakınca Bulutlar sana sarıldı sanki Gözlerin? bir ömürlük umut Ellerin, dokunmadan şifa Kavuşmak uzak bir düş Sevmek hiç bitmeyen bir dua - MİLLETİN EFENDİSİ
Geçmişte milletin efendisi köylüler idi, dualıydı dilleri, nasır tutardı elleri, olmazdı göbekleri, yapmazlardı hileleri, güleçti yüzleri, olmazdı şükürsüzleri, Yüce Yaradandan isterlerdi bereketi, şimdilerde efendi pek kalmadı. Köylülerde yapar oldu hileleri, gülmez oldu yüzleri, olmaz şükürleri, meyveleri sebzeleri, buğdayları hileli, devletten isterler yardımları. Dürüstleri de var elbet, Kelaynak kuşları gibi. Karpuz yeriz kabak gibi, kavun yeriz ot gibi, domatesler elma gibi, patatesleri limon gibi, insanlıktan çıktık gibi. Yalansız, hilesiz günümüz yok gibi. Etme bulma dünyası, ettiklerimizi çekiyoruz, ağlıyoruz, battık batıyoruz. Ne bekleniyordu ki, Yalan hile talan, Uyarıyor Yüce Yardan, Yok gibi kulluğunu adabıyla yapanlar. Geçenlerde yeni ürün patates aldık, keserken limon gibi suyu çıkıyor. Karpuzlar, kavunlar, salatalıklar, domatesler vermişler suyu, vermişler suyu en az bir hafta geçecek ki, verilen su hazım edilsin. Ürün tadını alsın.. Suladıktan hemen bir i... - PARAYA TAPANLAR
Rabbena hep bana, bedenler doyar, Veren ellerle bedenle, ruhlarda doyar, Cahiller her şeyi maddeye bağlar, Zalimler cahilleri her işte kullanırlar, Paraya tapanlar, İki âlem ağlayanlar. - -PARTİ
Bizde de gerçekleri haykırmalı parti, Hiç babadan oğula miras kalır mı parti, Halka değil, kendi menfaatlerine parti, Yıllardır zihniyeti değişmedi aynı parti, Yazık devletten alınan paralar için parti. - CARİYE OLMAYI BİLENİN K...
Peygamber Efendimiz Sav. Kızım Fatma, sen Aliye cariye ol ki, o da sana köle olsun, diye buyurmuştur. Mümin ve Mümineler bu hadisi, akıllarından çıkarmayıp uygulayanlar, hayat sınavlarında çok başarılı olur, ahiretlerini kazanmada çok büyük bir engeli aşmış olurlar. Bizler son zamanlarda Ayetleri, hadisleri hayatımızda uygulamayı bıraktıkça ailelerde huzur olmuyor, Tek derdi bu dünya olanın ahiret derdi olmuyor. Dünya, Dünya yalan dünya diyoruz. Yalan için ahiret hazırlığımızı hep yarınlara erteliyoruz. Çoğunluğunda yarınları olmuyor. Son pişmanlıklar hiç kimseye fayda getirmiyor. Bin düşün bir konuş veya yap. Boşuna değil. Bizler kendimizi çok küçük hiçbir işe yaramaz sanıyoruz. Oysa dünyanın değil, Evrenin en değerli varlığıyız.. Biraz dini bilgisi olanlar bunu bilir. Müslümanlar bu devirde daha dikkatli olmak dinini çok daha iyi bilmek zorunda, yoksa sahte Hocaların, Münafıkların. Gavurların ve İblise tapanların tuzaklarında ne yaptığını bilmeyen, yarınlarını düşünmeyen... - YAŞASIN MI?
Seçimlerde seçilmişleri seçeriz, Demokrasi var diye övünürüz, İnsanlara saygı lafta, uyanlar nerede? Yaşasın mı? Böyle medeniyet, Yalan-hile, yalakalık-torpil şahane, Filmleri, dizileri, tiyatroları solladık her halde, Türküm doğruyum, çalışkanım nerede? Böyle medeniyet, Yaşasın mı? Büyüklerimi sayarım, Küçüklerimi severim nerede? Vatan, Millet Sakarya, hikaye, roman oldu, şimdi nerede? Bakkal, kasap, şarküteri yazılmış, Türkçe nerede? Yaşasın mı? Böyle medeniyet, Moda oldu mu kanun? Ar-Edep nerede? Cumhuriyet getirmiş medeniyet 80 sene, Kaldırımlar dolmuş medeniyet, yol vermiyor geçek, Böyle medeniyet, Yaşasın mı? - ZAVALLI KUKLALARI
Hak söz söylemezler, Hilesiz iş bilmezler, Zalimlere hizmet ederler, Hayvanlığa özenirler, Edebe, islama gerici derler, İblisin, zavallı kuklaları!
Güncelleme: 26.03.2026 / 18:17
Son Eklenenler
- Ş. Erbaş, N. Hikmet, Ö. Asaf, A. Behramoğlu, A. İlhan ve C. Yücel bölümlerine eklemeler yapıldı.
- Asaf Halet Çelebi bölümü açıldı.
- C. S. Tarancı, N. Hikmet, Y. Odabaşı, S. Karakoç ve İ. Sadri bölümlerine yeni şiirler eklendi.
- Can Yücel, Edip Cansever, Atilla İlhan, Necati Cumalı ve Özdemir Asaf bölümlerine yeni şiirler eklendi.
- Gülseli İnal bölümü açıldı.
- Özer Arabul, Gülten Akın, Sezai Karakoç, Gültekin Samanoğlu ve Şinasi Özdenoğlu bölümlerine yeni şiirler eklendi.
- Tevfik Fikret bölümü açıldı.
En Çok Okunanlar
- Sezai Karakoç / Ey Sevgili
- Nazım Hikmet / Seni Düşünmek
- Sezai Karakoç / Mona Roza
- Hüseyin Nihal Atsız / Geri Gelen Mektup
- Can Yücel / Özledim Seni
- Ümit Yaşar Oğuzcan / Beni Kör Kuyularda
- Ümit Yaşar Oğuzcan / Ben Seni Sevdim
- Ümit Yaşar Oğuzcan / Gözlerim Gözlerinde
- Nazım Hikmet / Mavi Liman
- Nazım Hikmet / Yaşamak Ne Güzel Şey
- Can Yücel / Dostluk
- Ümit Yaşar Oğuzcan / Her Günüm Seninle
- Nazım Hikmet / Tahirle Zühre Meselesi
- Şükrü Erbaş / Sitem
- Yavuz Bülent Bakiler / Şaşırdım Kaldım İşte Bilmem Ki Nemsin
- Can Yücel / Herşey Sende Gizli
- Nazım Hikmet / Bir Dakika
- Can Yücel / Farzet Hiç Ayrılmadık
- Can Yücel / Yorgunluk
- Nazım Hikmet / Yine Memleketim Üstüne Söylenmiştir
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir
